Görüldüğü gibi iki anlatımın arasında devasa fark var. Yalnız uzunluk değil, anlatım şekli de apayrı. Bryant'ın şiirsel bir şekilde golü baştan sona anlatması gole gereken saygıyı gösteriyor ve güzellikleri göremeyenler için canlandırmaya çalışıyor. Alex'in gerçekten "sansasyonel" olan arapasını Türk basını hiç anlatmamış bile..
Medya hakkındaki saptamalarımızı sayfalarca devam ettirebilmek mümkün. Ama futbol kültürü sadece medyanın tutumundan ibaret değil - taraftarın da hareketleri bu kültürün büyük bir parçası.
Maçlardan önce "beş gol" sevdamız vardır bizim. Kameralara en az 10 taraftar "beş atarız" der. Bu işin şakası tabi, aslında buna onlar da inanmıyor, ama gerçekten de inanıp da söylenen, gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan şeyler de çok. Bir takım için "can feda etmek" olgusunu öyle bir tutkuyla söylüyoruz ki, bilmeyen bizi beyni yıkanmış militan sanacak. Birçok tezahürat ve grup adı da bu olgu üzerinde kurulu. Feda edilen can bazen kendi canımız değil başkasının canı da olabiliyor bu sözlerde.
Tezahüratlarımıza şöyle bir geri çekilip baktığımızda aslında aynı sözleri sevgililerimize de söyleyebileceğimiz ortaya çıkıyor. Belki de bu alandaki eksikliğimiz yüzünden açlığımızı zamanında futbola yansıttık ve tezahüratlar kalıplaştıkça futbolun bir parçası oldu ve öyle kaldı. Karşı takıma cinsel tacizde bulunulacağını yoksa neden söyleyelim?