Maç sonunda tribünleri dolduran binlerce Perulu'nun çılgınca alkışladığı gözü yaşlı gençler görüyorduk sahada. Tam bir yıkımdı çünkü bu onlar için. Kendilerini teselli etmeye çalışan hocalarını bile görmez haldeydiler, ama onlar üzülürken aslında Türkiye seviniyordu.
Üçüncülük maçında Brezilya maçının moral bozukluğunu üzerinden atamamış görünen gençler 2-1 mağlup olmaktan kurtulamadı. Avrupa Şampiyonası'nda finalde devirdiğimiz Portakallar, maçtan sonra büyük sevinç yaşarken, gençlerimiz kaçan şampiyonluğu akıllarından çıkaramıyordu.
Buna rağmen turnuvanın en değerli üçüncü oyuncusu ve gümüş ayakkabı sahibi Nuri Şahin, bronz ayakkabı sahibi de Tevfik Köse seçiliyordu.
Turnuvayı grupta 2-1 yendiğimiz Meksika kazandı. Finalde Brezilya'yı 3-0 yenerek şampiyon olan Meksika'yı orada görmek ahları vahları daha da artırıyordu. Rahatlıkla yendiğimiz bir takımın şampiyon olmasından gurur mu duymalıyız, üzüntümüzü artırmalı mıyız burada kararsız kalıyor insan.
Yine de bizlere hiç ummadığımız başarıları tattıran ve 2008'in, 2010'un, 2012'nin emin ellerde olduğunu hissettiren bu gençlere bir teşekkür borcumuz var. Umarız bu başarılarının üzerine daha fazla şey koyarak düşündüğümüzden fazlasını bize verirler.