Bir Önceki Sayfa
Hayatım Futbol / Ekim 2005   Hayatım Futbol / Ekim 2005
Bir Sonraki Sayfa
İlk maçında Avusturalya'yı turnuvanın en büyük yıldız adayı Nuri Şahin'in golüyle devirerek iyi bir başlangıç yapan gençler, ikinci maçta Uruguay'ı da son 15 dakikada bulduğu iki golle deviriyor ve son maçlar oynanmadan çeyrek finali garantiliyordu.

Birincilik mücadelesinde Meksika'yı geriden gelerek 2-1 deviren 17 yaş altı milli takımı çeyrek finalde Çin bekliyordu. Umulandan daha kolay bir şekilde geçen çeyrek final mücadelesini 5-1 kazanan gençler Brezilya'nın rakibi oluyordu.

Türk futbol tarihinin belki de en onurlu, en muhteşem maçlarından birini anlatmadan önce takımın teknik, taktik ve oyuncu yapısını incelememiz daha doğru olacaktır.

Takımın kalesini koruyan isim Fenerbahçeli Volkan Babacan. Fenerbahçe'nin 2002-2003 A takım kadrosunda bile yer almayı başarmış Volkan, genç yaşına rağmen engin tecrübesiyle göz dolduruyor. Akdeniz Olimpiyatlarında final oynayan takımımızın da kalecisi olan Volkan'ın geleceği oldukça parlak.

Takımın savunmasını oluşturan isimlerin en gözdesi kaptan Erkan Ferin. Savunmanın sağında oynayan Galatasaraylı futbolcu, hücuma katkısı, savunmadaki başarısı ve akıllı oyunuyla iskeletin önemli bir parçası. Turnuvanın ilk iki maçında defansın göbeği Galatasaraylı Serdar Kesci ve NAC Bredalı Aykut Demir ikilisine emanet edilmişti. Üçüncü maçta başarılı bir oyun çıkaran Bursasporlu Mehmet Yılmaz formayı kaptı.

Solbekte de Galatasaraylı Harun Karadaş ve Hannoverli Ferhat Bıkmaz arasında seçimler yapıldı.

Her ne kadar takımımızdaki oyuncuların bireysel ve taktik başarılarını ön plana çıkarsak da takımın en zayıf halkası olarak savunma hattını gösterebiliriz.

Orta sahada ofansif açıdan muhteşem oyunculara sahip olan takımımızın esas görünmez kahramanları da savunma bağlantısını sağlayan oyuncular. Bu bölgedeki tercihler Aydın Yılmaz, Murat Duruer ve Ergün Berisha'dan birisi oluyor.

Takımın orta sahası rakibe göre 5li ya da dörtlü oynuyor. Forvet seçimi tek olursa orta saha iki defansif ve 3 ofansif orta sahadan oluşuyor. Yani orta sahanın ofansif üçlüsü aslında belli. Takımın en kuvvetli ve en işbitirici oyuncularının paylaştığı bu bölge takım için çok önemli. Gençlerin beyni Nuri Şahin genç yaşına rağmen muhteşem bir oyun kurucu.

 
Oyunu yönlendirmede, kısa ve uzun paslarda, savunmada, hücumda, gol pozisyonlarında gerçekten çok yetenekli bir oyuncu.

Turnuvada da oldukça parlak maçlar çıkaran Dortmundlu Nuri, 17 yaşında A milli takıma çağrılarak önemli bir başarıya imza attı. Kanatları forse eden Caner Erkin ve Deniz Yılmaz ise ülkedeki bu mevki sıkıntısına derman olabilecek yetenekte.

Avrupa'daki pek çok takım tarafından transfer listesine alınan Manisasporlu Caner Erkin her iki ayağını da çok iyi kullanabiliyor. Kanattan getirdiği toplar, ortaları ve şutları etkileyici. Bayern Münihli Deniz Yılmaz da yine her iki kanatta oynayabilen hızlı bir oyuncu.

Forvet oyuncuları ise Avrupa Şampiyonası gol kralı Tevfik Köse ve Galatasaraylı Özgürcan Özcan. İlk iki maçın kahramanlarından Özgürcan Özcan Galatasaray'ın da A takım kadrosunda yer alıyor. Hızlı, seri ve bitirici özellikleriyle gelecekte adından sıkça söz ettirebilir.

Leverkusenli Tevfik Köse ise tam bir ceza sahası adamı. Premier Lig takımlarını da peşinden koşturmaya başlayan Tevfik, savunma oyuncularının başbelası.

Takımın teknik direktörüne de kısaca değinmeliyiz. Senelerce Galatasaray altyapısında çalışarak ülke futboluna genç yetenekler hazırlayan Abdullah Avcı, bu başarısını milli takıma da taşıdı. Maçlara takımı hazırlaması, motivasyonu yanında, taktik becerisi ve oyun anlayışıyla da takdir toplayan genç hocayı ileride daha önemli yerlerde görebiliriz.

Ve 29 Eylül gecesi. Futbolda bir türlü şansımızın tutmadığı Brezilya ile yine bir dünya şampiyonasında yine bir yarı final mücadelesinde karşı karşıyaydık.

Grup maçlarında Gambia'ya yenilen, çeyrek finalde Kuzey Kore'yi uzatmalarda eleyebilen Brezilya'ya karşı takımımız favori gösteriliyordu.

Bunun yanında yetenekli oyuncularıyla turnuvanın gediklilerinden Brezilya her zaman için zor bir takım olduğunu daha maçın 14. saniyesinde attığı golle gösterdi. Bu şoku üzerinden atmaya çalışan takımımız gol pozisyonları yakalasa da sonuca gidemeyince Brezilya'nın ikinci ve üçüncü gollerine de engel olamadı.

İlk yarı bu skorla bitmek üzereyken kaptanımız Erkan Ferin'in kırmızı kart görmesi tüm olanların üstüne tuz biber ekti.