şampiyon olarak tamamlıyordu. Tevfik Köse turnuvanın gol kralı oluyor, Nuri Şahin de en değerli futbolcu seçiliyordu.
Türkiye futbol tarihinin derinliklerine uzandığımızda gençlerin daha öncelerde de böyle başarılara imza attığını görebiliyoruz. Ancak o başarılı kadroları uzun vadede elde edilen sonuçlarla değerlendirdiğimizde bazı eksiklikler göze çarpıyor.
Bunun en büyük örneği olarak 1993'te Dünya Gençler Şampiyonu olan takımdan daha sonra düzenli olarak milli olabilen tek bir oyuncu bulamamayı gösterebiliriz. Bu yüzden özellikle 2005 Hollanda'da düzenlenen ve 20 yaş altı takımımızın ikinci turda elenmesiyle fiyaskoya dönüşen turnuvadan sonra Peru'da düzenlenecek şampiyona konusunda da kafalarda soru işaretleri bulunuyordu.
Futbolu çok yakından takip edenlerin ise bu fikre karşı geçerli tezleri bulunmaktaydı. Türk futbol tarihi belki de ne yaptığını bu kadar iyi bilen oyunculardan oluşan bir takım görmemişti çünkü. Oyuncularının pek çoğu genç yaşlarına rağmen takımlarında düzenli oynamayı başarmış bir takımdan bahsediyoruz.
Başarıdan sonra medyamızın da yakından takibiyle artık ismi daha çok telaffuz edilen Nuri Şahin sezon başından itibaren Almanlar'ın güçlü Borussia Dortmund takımında ilk 11'de sahaya çıkıyordu. Nuri