Bir Önceki Sayfa

Fred'in kaptırdığı top dönüp dolaşıp fırsatçı Inzaghi ile gole dönüşünce maça etkili başlayan Fransızlar ilk şoku yaşadı. Ama çok geçmeden bir duran toptan Diarra ile beraberliği yakaladılar. Milan sahada tecrübeli, yıllardır tanıdığımız daha ünlü isimleriyle yer alırken, Lyon ise atletik oyuncularıyla yükleniyordu. Stam, yavaş kaldığı bir pozisyon sonrası çıkarken yerini kendisinden de yaşlı Costacurta'ya bıraktı.

Dida'nın yaptığı hataları Lyon değerlendirse ilk yarıyı önde kapayıp çok büyük bir fırsat yakalayabilirlerdi, ama gerek 0-0 iken gerekse 1-1 iken ellerine gelen fırsatları harcadılar. Milan ise 1-0 öne geçtikten sonra rakibini eksik yakaladığı pozisyonu değerlendiremezken, galibiyeti sadece 6 dakika koruyabildikleri için Lyon'u tekrar az adamla yakalama fırsatlarını da kullanamadılar.

Maçın ikinci yarısında Milan'ın baskı kurmasını beklerken gerekli baskıyı göremedik. Milan

taraftarı huzursuzlanıyor ancak saman alevi gibi parlayan destekleriyle Milan'ı cesaretlendirmek istiyorlardı. Sahada da Gattuso mücadelesiyle ve taraftarı canlandırmaya çalışan hareketleriyle dikkat çekti. Lyon taraftarı kendisine ayrılan güzel yerde 1-1'in keyfini sürerken, Serginho'nun soldan bindirmeleri Milan'ın en etkili hücum silahı oluyordu. Shevchenko, Inzaghi ve Kaka gibi isimler, isimlerinin aksine sahada yeterli üretkenliği sağlayamadılar. Pirlo, yerini Ambrosini'ye bırakırken benim gözlerim Gilardino'yu arıyordu. Ama 78. dakikada Gattuso-Maldini değişikliği de Ancelotti'nin böyle bir düşüncede olmadığını gösterdi.

İtalya'da yılın en iyi İtalyan oyuncusu seçilmesine ve üst düzey performansına rağmen Gilardino'nun oynamamasının Berlusconi'nin seçimi yüzünden olduğu iddialarını düşündüm.

 

Sol bek oynarken bile takımın en efektif hücumcusu olan Serginho'yu ileri sürmek için Gattuso'yu gözden çıkaran Ancelotti 85. dakikada hızlı gelişen pozisyonda fırsatçı İnzaghi ile kendine tur için yetecek gole ulaştı. Lyon ikinci yarıda da gole yaklaştığı pozisyonları çarçur edince evine eli boş dönmek zorunda kaldı. Golden az sonra Shevchenko işi bitirirken, maç boyu gerekli desteği sağlayamayan Milan taraftarları San Siro'da kutlamalara başlamıştı. Yanımızdaki Fransızlar sonuca inanılmaz gözlerle bakarken, Milan bir kez daha mucize yaratmanın sevincini yaşıyordu. 3 sene önce Şampiyonlar Ligi'ni kazanma yolunda çeyrek finalde Ajax'ı da benzer bir şekilde son dakikada Tomasson'un golüyle elemişlerdi. Geçen yıl da PSV maçında benzer bir gol bulmuşlardı. İyi oynamadılar, bekleneni veremediler ama sonuca gitmeyi yine bildiler.

Bana göre Milan taraftarı sınıfta kalırken, Lyon taraftarı ise nispeten daha iyiy gözüküyordu. Ama o durumdaki bir Türk takımına, toptan bir kale arkasının alt katının verildiğini düşününce, herhalde San Siro susar tüm maç bizleri dinlerdi. Ateşli İtalyanlar, ateşli Fransızlar yazılarını okuyoruz ancak açıkçası ben pek bir şey göremedim.

Bu futboluyla Milan'ın Barcelona karşısında pek şansı olmadığını düşünüyorduk ve yanılmadık. Lyon ise çok iyi performans göstermesine, iyi oyuncularına ve Fransa Ligi'ni domine etmesine rağmen Avrupa'da istediği başarılara hala ulaşamıyor.


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 6 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96