Kardeşimle oturduğum yer orta çizginin TV görüntüsüne göre solunda kalan, Lyon taraftarına yakın olan bölgede ve an aşağı kattaydı. Bizim bulunduğumuz tribünde bazı Fransızlar da yer alırken, en alttan iki sıra ise tamamıyla Lyonluların egemenliği altındaydı. Lyon taraftarına bir kale arkasının altı tamamen verilirken, maçta daha fazla heyecanlı olan ve bağıran grubu da onlar oluşturuyordu.
Milan taraftarı ise açıkça beni hayal kırıklığına uğrattı. Fossa del Leoni'nin kareografilerine televizyondan hayran hayran bakardık, maç boyu şarkıları dinlerdik ama FDL kapandıktan sonra mıdır bilinmez, pek etkili olmayan bir taraftar grubu vardı San Siro'da. Maç başı klasikleşen kareografilerinden birini sergilediler, ama maç boyunca 85. dakikaya kadar sesleri pek çıkmadı.
Gelelim oynanan oyuna. Beklediğimin aksine maçın başında ağırlığını koyan taraf Lyon oldu. Milan'da özellikle Kaka beni oldukça şaşırttı. Son 3 haftadır döküldüğü söyleniyordu ama bu kadar kötü olabileceğini düşünmemiştim. Lyon'da ise Carew yerine maça başlayan Fred'i dikkatle izlemeye çalıştım. Bir ara ismi Fenerbahçe ile de anılan Fred de fazla etkili olamadı, ama maça sonradan giren Carew'i görünce neden oynatıldığını anlamak zor olmadı. Yaz aylarında gol üstüne gol atan, hızıyla ve bilek hareketleriyle rakipleriyle kedinin fare ile oynadığı gibi oynayan ve Türkiye'de bunları göremedik diye hayıflandığımız Carew,