Bir Önceki Sayfa

korkusuna, Hollanda milli takımının sponsorluk anlaşması yapmasından hoşnutsuz olmasına varana kadar. En sansasyonel iddia ise, "damarlarında kan değil para akar onun" diyenlerin iddiasıdır: Sponsor Adidas'tan alınan paranın takıma dağıtılmaması konusunda tepkilidir Cruyff. Kendisine sorulduğundaysa durum çok nettir. Futbolu bırakma kararı almıştır zaten, tartışmaya gerek yoktur.

Kararlarından döndürmeyi bırakın, kararını tartışmak bile mümkün değildir efsanev

i yıldızın. Futbolu bıraktığını açıklamasından 1 yılsonra ABD'de Los Angeles Aztecs formasıyla tekrar futbola başlayacak, 1981'de, 34 yaşında ikinci baharını yaşamak ve muhtemelen jübilesini yapmak üzere Ajax'a dönecektir. Başarılı geçen 2 sezonun ardındankulüp yöneticilerinin "Artık bırakma vakti gelmedi mi Johan?" sorusu üzerine hala daha aynı mağrur ve inatçı adam olduğunu belli edecek, "Futbolu ne zaman bırakacağıma ben karar veririm" diyerek ezeli rakip Feyenoord'un yolunu tutacak, Amsterdamlılar'ın deyimiyle Yahova Şahidi olacaktır Papa. Sonuç, 10 yıl aradan sonra çifte kupa Feyenoord'un.

Hayatı başarılarla doludur bu adamın. Verdiği kararlardan zarar görmemiştir ki doğruluğunu tartışsın. Onun için de doğru bildiğinden şaşmamıştır hiç, bir tanesi hariç. "Ben Johan Cruyff, hayatım boyunca iki şeye bağımlılığım oldu, biri hayatımdaki her şeyi kazandıran futbol, öbürü neredeyse hayatıma mal olacak olan sigara" diye konuşan ve göğsünde yumuşatıp birkaç defa saydırdığı sigara paketine voleyi patlatan Cruyff görünür sigara karşıtı kampanyanın reklam filminde. Geçirdiği ağır kalp ameliyatı sonrası doktorunun da teşvikiyle sigarayı bırakmış, hatta sigara bıraktırma kampanyasına bile katılmıştır.

Günde iki paket içecek kadar tiryakilik boyutundadır Cruyff'un sigara düşkünlüğü, başarı üstüne başarı kazanan bir

 

futbolcuyken de ağzından düşürmemiştir sigarayı. Geçirdiği kalp ameliyat sonrası ise ağzında sigara değil chupa chups şekeri vardır artık. Dalga konusu değildir kesinlikle Barselona'da, hatta sigarayı bırakıp chupa chups'a başlamıştır insanlar, El Salvador bu, vardır bir bildiği. Zaten ameliyat sonrası gündem de "ah be Johan, içme dedik içtin be Johan" tartışmaları değil, ameliyatı yapan doktor olmuştur. El Salvador'un kalbine dokunan adam yani. O ne büyük mutluluktur öyle. Cruyff ne yapsa doğrudur, "En Un Momento Dado" da yanlış bir çeviri değil, Katalan sloganıdır artık.

Daha kuzeyde, Hollanda'da ise kimse kızgın, kırgın değildir çekip gitmelerine Cruyff'un. Hatta Feyenoord'u da şampiyon yaparak, kendisini sevmemesi muhtemel tek kitleyi de kazanmış bir kahramandır o. Hollanda Kupası'nın adı değişmiş, Johan Cruyff Kupası olmuştur.

Herkesi kendine hayran etmesine rağmen aslında hiçbir şey yapmamıştır Cruyff. Topunu oynamış, bırakması gerektiğini düşününce bırakmış, sigarasını içmiş, bırakması gerektiğini düşününce bırakmıştır. Hayata bakışı da futbola bakışı gibi basittir. Sağ çaprazdan gelen ortaya sol direkte sağ ayağıyla ve uçan tekmeyle gol atabilecek yetenektedir, ancak ona sorarsanız en güzel gol, kale çizgisinde tamamlanan goldür. Zaten ona sorarsanız futbol basit bir oyundur. Zor olan, futbolu basit oynayabilmektir.


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 6 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96