Atan'a bu şekilde bir olumsuz tepki verildiğini sorarak, taraftarın terazisinin hassasiyetinden dem vurdu.
Tabii ki, neden Cordoba'ya destek verildiğini fakat Çağdaş'a tepki gösterildiğini, tek tek bu tavrı gösteren kişilerle konuşmadan bilmeye imkan yok. Bu aşamada yapılacak yorumlar tahminden öteye geçemez. Yine de bu satırlarda bir tesbiti yapmak kolaylıkla mümkün: Çağdaş Atan ne ilktir, ne de son olacaktır. Ne yazık ki Onu, muhtemelen başka örnekler takip edecektir.
Böyle gelmiş böyle mi gider?
Şöyle bir geriye uzanıp, futbolumuzun son dönemlerine bakalım isterseniz. Bakalım, benzer örnekler görebilecek miyiz?
Doksanlı yıllar hepimizin bildiği gibi genel olarak Galatasaray'ın başarılı olduğu yıllardı. Beşiktaş belirli dönemlerde başarıya ulaşabilirken, Fenerbahçe bu on yıllık dönem içerisinde sadece bir kez şampiyonluk elde edebilmişti. Trabzon ise şampiyonluktan çok uzun yıllardır uzakta.
Bu yıllar boyunca Fenerbahçe'den kimler geldi kimler geçti? Seksenli yılların sonlarında Hakan Tecimer ile başlayan tribünlerin hoşlanmaktan vazgeçtiği futbolcular zincirine kaç tane halka takıldı saymakla bitmez. Hakan Tecimer başarısız bir futbolcu muydu? Kesinlikle değil. Hatta döneminin en yetenekli futbolcuları