Bir Önceki Sayfa

birkaç tane de olsa el emeği göz nuru pankart görsek fena mı olur? Tabi bunu söylerken -içlerinden biri olarak- bazı noktalarda yönetimin ve başkanın bazı keyfi uygulamalarının bu isteksizlikte önemli bir rol oynadığını da söylemek isterim. Maç günü stada pankart sokmanın yasak olması, pankartların en geç maçtan bir gün önce okunarak ve onaylanarak stada sokulması gerekliliği bir çok kişiyi bıktıran bir düzenleme oldu.
                                                                
Tribünler taraftarındır. Orada olacak olumlu ya da olumsuz olaylardan taraftar sorumludur. Taraftarın pankartıyla düşüncelerini özgürce ifade etme hakkı vardır. Başka statlarda yönetimleri istifaya davet eden pankartlara bile karışılmazken, Fenerbahçe tribünlerinin bu konudaki kısıtlanma çabaları çok üzücü. Umarım bu

yanlıştan dönülecek çalışmalar yapılacaktır. Bunoktada belki de federasyon-emniyet-kulüpler ve taraftar ortak bir çalışma yapıp, pankartlarda yazılan sloganlardan ötürü kulüplerin değil de o pankartı açan veya yazan kişilerin bu konuda muhatap kabul edilmesi sorunun en kolay çözümü olacaktır.

Yükselen Bilet Fiyatları

Bilet fiyatları da Fenerbahçe tribünleri içinde çok tartışılan bir konu. Sezon başında satılan kombine kartların sayılarının artmış olması nedeniyle, kalan biletlerin fiyatları da Avrupa ile bile kıyaslanınca yüksek gözüken rakamlara satılıyor. Tabi ki yıldızları çok ucuza izlemek olmaz. Ama özellikle gençler ve öğrenciler için tıpkı Avrupa'daki gibi indirimli biletler satışa çıkarılsa ve geçimini kendi sağlayamayan bu kesim de statlarda yerlerini daha kolay ve sık şekilde alsalar hem tribünler canlanır, hem de bu gençler Fenerbahçe ile daha çok zaman geçirip ait olma hissini yaşarlar. Böylelikle diğer gelir getiren konularda da zamanla katkı yapmaya başlarlar. Şu anda en düşük bilet fiyatı 25 YTL. Bir örnek vermek gerekirse Milan'ın en düşük bilet fiyatı ise 19 YTL. Varın gerisini siz düşünün.

Taraftar Kart Uygulaması

Son zamanlarda yeni bir tartışma daha yaşanıyor. Taraftar Kart adı altında çıkarılan ve çeşitli indirimler sağlayan kimlik kartı uygulaması. Kimsenin bu karta büyük itirazlar

 

içinde bulunmadığını görüyorduk. Ta ki bu karta sahip olmayan kişilerin derbi maçları tribünden izleyemeyeceği yönündeki karara kadar. Zaten büyük fedakarlıklar yapılarak 40 YTL civarındaki fiyatlara alınan biletlerin yanında bir de kart alma zorunluluğu Fenerbahçe taraftarını "Fenerbahçe'yi sadece parası olan stattan izleyebilir" mantığına itmekten başka bir şey değildir. Bu yapılanın akıl ve mantıkla bağdaşan hiçbir noktası yoktur. Derseniz bu karta sahip olan indirim alır yine anlaşılabilir. Ama kartsızlar maça giremez demek Fenerbahçe tarihini bilmemektir, her zaman halkın takımı olan Fenerbahçe gerçeğini görmemektir, bu ülkenin yaşadığı en sıkıntılı siyasi günlerde bile ayrımcılığı tribüne girerken bırakıp, tribünde sağcı-solcu fark etmeksizin omuz omuza Fenerbahçe'ye destek verenlere ihanet etmektir. Belki bilet satışlarının istenilen sayıda olmamasından, belki de sonunda bir kişinin çıkıp bu yanlışı ortaya dökmesinden sonra geri adım atılmış durumda. Ancak muhtemeldir ki önümüzdeki dönemde de tekrar tekrar karşımıza çıkacak, olmaması umuduyla.

Sporda Şiddet Yasası

Bu noktaya kadar büyüyen Türkiye ekonomisinden en büyük etkileşimi gören spor kulübü olan Fenerbahçe'nin tribünlerine birebir olarak kulüp yönetimi tarafından uygulanan değiştirme çabalarını inceledik. Bu değişimdeki diğer bir büyük etken ise 5149 numaralı Sporda Şiddet Yasası. Tabi ki bu yasanın da en koyu uygulayıcısı olan, ki bu noktada eğer ortada konulmuş bir yasa varsa uygulanmasının doğruluğunu elbette tartışmayacağız, Aziz Yıldırım ve yönetimi de değişimde aracıdır. Stat içine yerleştirilen sayısız kamera ile anlık bütün olaylar izlenirken, içinde ters bir sözcük bulunabilecek pankartlar maçlardan önce defalarca kontrol edilerek tribüne sokulmasına izin veriliyor.

Şiddet tabi ki görülmek istenmeyen bir olgu tribünlerde. Küfür, kavga vs. Ancak her noktada dünyadan çeşitli örnekler verilirken, bu konuda da dünyadan örnekler alınsa ve Türk tribünlerinin aslında çok da kötü olmadığı görülse belki daha doğru olacaktır. Arjantin, Yunanistan, İtalya gibi bize yakın duygu yoğunluğuna sahip insanların taraftar oldukları ülkelerdeki bitmek bilmeyen olaylar yanında, bizim tribünlerimizdeki en ufak bir kavgayı "flash flash" başlıklarıyla duymak gerçekten ilginç geliyor. Dünyanın bir çok ülkesinde meşaleyi sadece yakmak, sorun değilken, sahaya atınca bir ceza uygulaması ortaya çıkabilecekken, bizim ülkemizde meşale, sis bombası gibi yanıcı maddeler kökten yasak.


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 6 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96