|
 |
90'larda atak yapan Türk futbolunun temel yapıtaşlarından birisi Abdullah Ercan.
Sol kanadın değişmez ismi, altın kuşağın temsilcilerinden. Abdullah Ercan, İstanbulspor'un SüperLig'e çıkamamasının ardından futbolu bıraktı.
Mayıs ayında onunla yaptığımız bu röportaj faal futbolculuk
hayatının son söyleşisi olarak tarihte yerini aldı.
Tuncay Yavuz |
Ataköy'deki Olimpiyat Evi'nden çağırdığımız bir taksiyle uzaklaşıyoruz. Taksici amca şehir merkezine gideceğimizi öğrenince taksimetreyi sıfırlıyor, Ataköy'e gitmek için taksi çağıranlardan sıkılmış. Eskiden böyle miydi diyor devamında, lafı açmak istediğini belli edercesine. "Kimler kimleri taşıdık buraya, Uzan'a çok kızıyorduk ama İstanbulspor da İstanbulspor'du o zamanlar. Ne yabancılar, ne yıldızlar taşıdık. Çok kalabalık olurdu buralar. Bu takım o zaman başarılı olamadıysa, bundan sonra çok zor.."
|
Bu amcaya hak vermemiz gerekli galiba. Ataköy'deki Olimpiyat Evi'nin arkasındaki tesislerin terkedilmiş bir havası var. Bir LigA Kategorisi takımının tesisinden ziyade halı sahaya benzer bir yapıyla karşı karşıyayız. Buluşmaya aracılık eden Ahmet Bey'in prefabrik odasında bekliyoruz Abdullah'ı. Geldiğinde de antrenmandan önceki 20 dakikaya sığdırıyoruz her şeyi. Haftasonu oynanacak maç önemsiz olabilir, ancak kaptanın zamanında antrenman sahasında olması gerekli, taviz yok.
|
|
|
|
Fazla zamanımız olmayınca konulara direk girmek durumundayız. Kendimizi tanıtarak başlıyoruz. Hedeflerimize paralel olarak onu seçtiğimizi belirttiğimizde gülümsüyor. Çünkü o gerçekten diğerlerinden farklı bir şeyler yaptı. Kuşağındaki futbolcular büyük takımlarda oynayamaz hale geldiklerinde futbolu bırakmayı tercih ettiler. Abdullah Ercan ise geçirdiği büyük sakatlıklara rağmen oynamaya devam etti. Nedenini sorduğumuzda beklediğimiz cevabı alıyoruz: "Ben futboldan başka bir şey yapamam ki. Futbolu çok seviyorum. Tecrübemi gençlere aktarmayı seviyorum. Amacım da teknik direktör olmak." Mayıs ayında yaptığımız bu röportajda takım SüperLig'e çıkarsa bir yıl daha oynayacağını söylüyor Abdullah: "Amaç çıkmak, sonra bilmiyorum ne olacak. Kenarda dur derlerse duracağız, psikolojik destek gerekiyorsa yapacağız. Önce çıkalım da."
Çıkamıyorlar. Sakaryaspor'a penaltılarla kaybedilen maç Abdullah Ercan'ın futbol hayatının son maçı oluyor.
Trabzonspor yılları
Futbola başlama hikayesi. İlk durak Beyoğlu Yeni Çarşıspor. Burada oynarken Genç Milli Takım'a kadar yükselir. Hatta o dönemler orta sahanın ortasında oyun kurucu olarak oynar. Gerisini ondan dinleyelim.
"Beyoğlu Yeni Çarşıspor'da iken beni Fenerbahçe izlemiş. 1989-1990 sezonu.
|
Veselinovic teknik direktör, bir önceki yıl 103 golle rekor kırılmış. Görüşmek istediler. Ben 250 milyon istedim, onlar 170 milyon verdiler. Babam istemeyince anlaşamadık. 1990-1991 sezonunun başında Trabzonspor'la 125 milyonu peşin 250 milyona anlaştım."
Sonrasını biliyoruz. Yavaş yavaş yükselen bir yıldız. Sol kanatta ileri geri çalışan sarışın genç oyuncu. 1993'te Akdeniz Olimpiyatlarında şampiyon olan takımda o da vardır. Sonrasında ise yenilenen milli takımda yerini alır. İlk milli maçını 27 Ekim 1993'te Polonya'ya karşı oynar.
Laf dönüp dolaşıp Trabzonspor'da yaşananlara ve 1996 yılına geliyor. Abdullah'ın içinin buruk olduğunu sözlerinden anlamak pek de zor değil. "Trabzonspor'da çok güzel yıllarım geçti. 1995-1996 sezonunda ise her şey çok güzeldi. Bence Trabzonspor'un 1996 senesindeki kadrosu 2000 yılında UEFA Kupası'nı kazanan

|
|
|