Bir Önceki Sayfa
İstanbul haritasını önünüze alıp, Beşiktaş semtinin üzerine parmağınızı koyunca bir şey dikkatinizi çekecektir. Haritada Beşiktaş'ın merkezini çevreleyen semtlerin Beşiktaş'tan daha farklı olduğunu göreceksiniz. Ortaköy, Levent, Etiler, Taksim, Mecidiyeköy gibi semtler eğlence, finans ve kültür açısından sadece İstanbul'un değil; Türkiye'nin de bu alanda merkezleri konumundadırlar.

Batuhan Kayhan

Oysa Beşiktaş semti bu merkezlerin göbeğinde yıllardır kendi hali ve yapısını değiştirmeden sakin bir yaşantı sürmektedir. Her köşe başında gerçekleşen kültür aktiviteleri, milyonlarca doların döndüğü plazalar, önü ciplerle çevrili eğlence mekanları bu semtte yer bulamamıştır. Aksi gibi merkezden 2-3 sokak arkalarda dolaştığınızda zaman tüneline girmişsiniz gibi yaşantılar göze çarpar. Şehrin ana caddelerinden olan Çırağan Caddesi, özellikle karanlık çöktüğünde kendi halinde nostaljisini yaşar. Geometrik

olarak büyüyen şehre adeta isyan etmektedir.

103 yılı geride bırakan Beşiktaş camiası, son dönemlere kadar, yadsınmayacak şekilde bu kültürün adeta bir yansıması olmuştur. Tesis, kulüp ve stad üçgenini bu bölgeye yerleştirerek de bu yapısını beslemiştir. Bu muhafazakar, biraz da duygusal hüviyeti ise yurt çapında kabul görmesine, Türk sporunun temel taşlarından biri olmasına engel olmamıştır.

 

Peki istikrar, mütevazilik, semt sıcaklığıyla bir anılan Beşiktaş'ın adı; ne oldu da agresiflik, dağılmışlık ile anılmaya başlandı?

Günah keçisi Samsun maçı

Taraflı tarafsız kişilere bu soruyu sorduğumuzda büyük çoğunluk milat olarak Samsun maçını verecektir. Ne olmuştu Samsun maçında?

Son 1. 5 senedir saha içi ve kulüp yapısındaki ürettikleriyle tekrar istikrarı yakalamış gözüken Beşiktaş; bu maçtaki olaylar ve çıkan sonuçlar neticesinde bu yapısını kaybetmiş ve bu krizin üstesinden gelemeyerek hızla uçuruma yuvarlanmaya başlamıştır.

Yukarıdaki açıklama sizin için tatmin edici ise; Birinci Dünya Savaşı'nın çıkma sebebinin Avusturya Prensi'ne yapılan suikast, Osmanlı'nın yenilme sebebinin Almanlar'ın da yenilmiş olması olduğuna da sorgusuz inananlardan olmalısınız. Oysa buzdağının üstündeki manzaraya bakmak yerine denize dalıp altını incelemek daha sağlıklı bir fikir verir.

Değişim(!) Şart

Kulüp için tartışılmaz bir isim olan Süleyman Seba ekolünün materyal bazda ivme kaybettiği dönemden başlayabiliriz. Bu dönem aynı zamanda Galatasaray'ın gerek Avrupa

gerek Türkiye'de zirveye hızla yükseldiği döneme denk gelmektedir. Aynı zamanda dünyada da futbolun hızlı değişikliğe gittiği bu dönemde Avrupa futbolu da Bosman kuralları gibi devrimlerle kendi muhafazakar yapısını kırmış, Avrupa'da marka olmuş birçok takım da uzun süren bir sallantıya girmiştir.

Bu süreci iyi tahlil edemeyen Beşiktaş camiası çözüm olarak Seba'yı gözden çıkarmakta buldu. Çünkü Seba onlar için "bu sürecin yakalanmasına" engeldi. Bu süreçte Seba'nın sorumluluğu, ardından kendi ilkelerine devam ettirecek birini hazırlamaması, gidişi zamanlaması ayrı bir konu olabilir. Fakat hiçbiri Beşiktaş camiasının bu süreç karşısında düştüğü panik sonucu Seba'ya karşı takındığı tavrı aklamazdı. Çünkü bahsedilen süreç, Beşiktaş gibi takımlar için aşılması daha zor bir süreçti. Beşiktaş kendi öz yapısını koruyarak sabırla bu süreci yaşamak yerine kendi öz yapısını temsil eden simgeyi yok sayarak kendini yok saymış oldu. Bu kararın aslında çok daha fazla zaman kaybettireceğini anlamaları ise yaklaşık 5 yıl alacaktı.


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 6 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96