|
Maçın bitmesiyle daha çok İtalyan taraftarlar sevinse bile, Ganalılar da Hannover sokaklarında yok değildi. Ailece gelmiş taraftarlar yemeklerini yiyor, diğerleri de kalan son enerjilerini birkaç tezahürata saklıyordu. "Toni, Totti, Gilardino - Portateci a Berlino" (Toni, Totti, Gilardino - bizi Berlin'e götürün) pankartı statta gözden kaçmamıştı. Taraftarların bu ricası yerine getirildi.
Her futbol severin mutlaka yaşaması gereken hissettiğim duygular ancak bir dünya kupasında mümkündü. Sadece sporun taşıdığı birleştirici özellik sayesinde farklı kültürlerden insanların bir arada, aynı platformda, aynı seviyede, aynı olguyu kutlamasıydı bu. Almanların bunun için ideal ortamı yaratması gelen Ganalılar, İtalyanlar ve diğer insanları açık bir şekilde rahatlatmıştı.
İngiltere'de çok farklı bir Dünya Kupası çehresinden çıkıp, Almanya'daki daha az
|

gergin olan bir ortama girdiğimi hemen hissetmiştim.Arkamda bıraktığım, her uluslararası turnuvada patlak veren, İngiltere'nin kendine özgü "bayrak krizi", ezeli rakibinin ev sahipliğini yaptığı ülkede görünmüyordu. İngiltere'de her türlü firmanın futbol turnuvalarını fırsat görüp ülkeye milyonlarca bayrak satması, güzel bir destek biçiminden çıkmış, kimlik arayışı ve muharebe

|
|
|

kalkanı olarak kullanılıyordu. Konu üzerinde sosyal bilimciler bir televizyon programında tartışırken benim için ufukta Almanya vardı.
Almanya'ya giden İngilizler de yerel halkın misafirperverliği ve hoşgörüsüne şaşırmıştı. Ziyaretçilerine sadece harika bir turnuva yaşatmakla kalmayıp, sosyal dersler veren Almanlar, Dünya Kupası'nda gerekli görevlerini taraftar olarak da yerine getirdi. Herhangi bir maçta hücum etmeyip kalecisine pasla dönen bir takımı yuhalamalarla protesto eden Almanlardı. Diğer yandan Amerikalılar, kendi takımları karşı kalede gol ararken kalecilerinin ismini tezahüratlarla söylüyordu. Bu tür derslere Hannover'e giden herkes katılmış oldu. Stada giriş ve çıkışların kolaylığı ve stat bölgesine ulaşım kolaylığı belki de şehrin küçüklüğü nedeniyle daha da kolay hale geliyordu ama mutlaka stat ve çevre planlamaları yapılmadan Hannover'e bir ziyaret çok kazançlı yatırım olabilir. Hannover Stadı'nın küçüklüğü ise etkisini hiç azaltmamış. Akustik ve seyir keyfi olarak kusursuz bir statta, sonradan dünya şampiyonu olacak takımı izlemek büyük bir zevkti.
|
|
|
|