Bir Önceki Sayfa

Büyük hali için tıklayın

Ah şu penaltılar. Etrafımda binlerce insan çılgınca eğleniyor, bağırıyor, çağırıyor ve ben bu kalabalık içinde deliriyorum. Yine tuttuğum takım kaybetmiş. Aradığımız, özlediğimiz, beklediğimiz coşku sokaklarda; ama kaçmak istiyorum. Neden olduğunu bilmediğim bir şekilde uzaklaşmak istiyorum. 'Berlin Berlin wir fahren nach Berlin' şarkısını artık duymak istemiyorum. Kendimi eve zor atıyorum.

iİtalya'nın galibiyeti ilaç gibi geliyor yine. Evet sizi Azzurriler durduracak ve ne yazık ki benburada olamayacağım. Oysa o kadar çok sterdim ki size 'Ohne Deutschland, fahr'n wir nach Berlin' demeyi.

Ertesi gün de iki şok var yine. İngilizler'in yarı finale çıkmasını beklerken yine penaltılara teslim oluyorum. Gerrard, Lampard, hepsi hepsi kaçırıyor. Cristiano Ronaldo'nun boğazına uzanabilecek mesafede olsam keşke.

Akşamki his ise daha başka. 'Ronaldo' yazılı Brezilya formasıyla maçı izlerken, dakikalar ilerledikçe yine Fransızlaşıyorum. Maçın sonunda bir mağluba yakışmayacak sırıtma var yüzümde. İnsanlar benimle dalga geçiyor, önemsemiyorum. Ama bu formayla da coşkuya katılamıyorum. Kötü seçimler kötü sonuçlar getiriyor!

Dönüş yolunda ise üstte yaşananları değerlendirecek bolca vaktim oluyor. Futbolu seven insanlar, muhteşem organizasyon, içtiğimiz onlarca çeşit bira, ülkenin burada olmamasının yaşattığı müthiş depresyon, sadece futbol izlemek, seninle konuşmak için can atan insanlar.

Hayatı futbol olan birisi için hac ibadetine eriştiğim söylenemez ama en azından kutsal topraklara eriştik. Maçın sonuna daha epey var ne de olsa..

 
Özellikle Kore-Japonya tecrübesinden sonra, Dünya Kupalarının futbol tarihi
olan veya futbolun en popüler spor olduğu ülkelerde oynanması gerektiğini düşünmüşümdür. Almanya'nın küçük ve sevimli şehri Hannover'de de
bu düşüncem, İtalya - Gana maçından önce, esnasında ve sonra
yaşanılan güzelliklerle doğrulanmış oldu.


Alp Ayhan

Sadece 12 saat bulunduğum kuzey Almanya şehirinde baştan sona güzel izlenimler edineceğimi düşünmüyordum. FIFA'nın bilet dağıtımındaki anti-futbol yaklaşımı haricinde organizasyon konusunda Almanların hiç hata yapmaması belki de beklenilir bir sonuçtu. Ama asıl, organizasyon dışında yerel halkın bu müthiş şölene yaklayış biçime takdire değerdi.

Hannover'de oynanacak ilk maç olma özelliğini taşıyan Gana - İtalya maçı öncesi, sokaklarda

her iki takımın formasıyla gezdiğini gördüğümüz yalnız Siyah Yıldızlar veya Gök Mavililer taraftarları değildi. Alman futbolseverler, şehirlerine gelmiş bu iki takımdan birini benimsemiş, o gün için o takımın bir taraftarı olmuşlardı.

Bazıları Alman formalarıyla, bazıları ise üzerlerinde neredeyse her 32 takımın renklerini barındırıyordu. Meydanlar yavaş yavaş doluyor, kurulan eğlence alanları ziyaretçilerini kabul ediyordu.


Bir Sonraki Sayfa
Sayı 6 - İçindekiler - Diğer sayfalara geçiş : 2-4-6-8-10-12-14-16-18-20-22-24-26-28-30-32-34-36-38-40-42-44-46-48-50-52-54-56-58-60-62-64-66-68-70-72-74-76-78-80-82-84-86-88-90-92-94-96