|
 |
Köln tren istasyonunda indiğimizde saat sabahın altısı.
Kalacağımız hostelin adresini bilmiyoruz, telefonlara henüz cevap verilmiyor.
Domm katedralinin önünde biramızı alıp, henüz başlamış 5-10 kişiye
eşlik ediyoruz. İngilizler geldiğinde tüketim artacak, farkındayız,
ama göreceklerimiz kadarını da beklemiyoruz.
Cem Yıldız |
O gün Gana-Çek Cumhuriyeti maçı var, bilet bulabileceğimiz tek maç, hatta rahat rahat buluruz diyoruz, ama nafile, İbis Otel'de Ganalılar kalıyor. Bilet var duyumunu aldığımızda maça 4 saat var ve sahte bilet söylentileri üşengeçliğimizin en büyük destekçisi oluyor. Fan Fest alanları da en az stat kadar güzel zaten (statlarda maç izlemenin keyfi 2010 Güney Afrika'dan sonra detaylarıyla anlatılacak umarım).
Derken kalabalıklaşıyor şehir. Az Ganalı, bol
|
Çek, bi dünya da dünyanın farklı yerlerinden futbolsever! Ülken kupada olmadan kupada olmak garip. İlk 2 gün üzerimizde t-shirtler, sessiz sakin dolanılır nehrin kıyısında, Portekizliler kupada Türkiye yok dediğinde "biz varız!" cevabı yapıştırılıp, ayakkabılardan yapılan Portekiz kalesine 3 gol bırakılır, kendi kalemizde 1 şanssız gol görülür. Biz de varız kupada! Arjantinliler'in turnuva teklifi kabul edilir, şanssız yenilen goller ve saygı duyduğumuz Arjantin yeteneğine aynı skorla 3-1 mağlup olunur.
|
|
|
|

Forma giymenin gerekliliğini ikinci gün anlayabiliyoruz. Nerelisiniz sorularına cevap vermek zorunda kalmamanın en güzel yolu da budur zaten. Aklın yolu Argentina, 3 tane Argentina forması alınır ve bu sefer gerçekten kupadayız...
10 metre yürümemize gerek kalmadan bu değişikliği fark ediyoruz. Yolda yürürken flaşlar patlıyor. Köln'de pek Argentina'lı yok, varolan biz üç Türk, halkın Argentina'lı ihtiyacını gideriyoruz. 5 günde en az beş yüz foto karesinde varız. Berlin,Berlin, wir fahren nach Berlin... Argentina Berlin'e gidecek, başka yolu yok..
İngilizler'in Argentina'yı sevmediğini bilirdik, ama bu ne nefret, bu ne kin yarabbim. Kalabalık İngiliz grupların arasından geçerken suratları değişiyor, normalde de çevreye küçümser halde bakan bu fanatikler daha da bir küçümser bakıyorlar bize. Maradona'mızın
|
çeyrek finalde attığı gol derinden etkilemiş, unutulmamış, unutulmayacak. Ama biz memnunuz, sataşan olduğunda elimizi gösterip "tanrının eli" demek ve akabinde gülmek bizi utandırmıyor.
İki gün sonraki İngiltere-İsveç maç günü geldiğinde artık orası Almanya değil, İngilizler daha kalabalık. Her yere bayrak asıyorlar, ellerinde zımbalar, duvara, arabaya, gara, yere göğe... Bayrak aynı bayrak, üzerinde kendi yaşadıkları farklı farklı bölgelerin isimleri yazıyor.
Maç için Köln Fan Fest alanına erken girmek gerek, Alman polisi tedbirli, erkenden kapatıyor kapıları. Günlerdir giydiğimiz formalarımız ve maruz kaldığımız bakışların etkisiyle gönlümüz İsveç'ten yana.

|
|
|